Yeşilçam Sokağı ve PENDOR

Yüz Derece olarak müzik yapmak dışında da sürekli beraberdik. Barış, Beyoğlu’nun eski mekânlarından olan Urban’da barmenlik yapardı. Oraya uğrar, oradan da Beyoğlu/Tünel’deki stüdyo LA’da provamızı yaptıktan sonra, Pendor’a takılmayı severdik. Pendor -bir zamanlar ortağı da…

1998 Yazı

O yaz günlerim Mystic Body Arts’da dövme yapıp sosyalleşerek geçiyordu. Kerem Özyeğen Mor ve Ötesi’ne transfer olmuştu. Ben de Dimensions zamanlarında rakip (hatta düşman) grubumuz Monkeys Popcorn’un gitaristi Barış Çakır’la buzlarımı eritmiştim. 10 sene evveline…

Jah Rastafari

1995’de artık bir dövmeci olmuştum ve özgüvenim de çok yükselmişti. Ama gönül yoluyla girdiğim bu yolda dövmeciliği öğrenmek dışında bir beklentim olmadığından doğru dürüst para kazanamıyordum. Henüz lise mezunuydum ve daha bir üniversiteye girmemiştim. Durum…

SPARK ve Kemancı Geceleri

O sıralar liseyi daha yeni bitirmiştim ve üniversiteye girmek için hiçbir acelem yoktu. Biraz dinlenmeye ve boş boş takılmaya ihtiyacım vardı. Dimensions devri bitmiş “Spark” devri başlamıştı. Hayat şartları Lâçin ile yollarımızı ayırmış, Kerem’le birleştirmişti….

Bizon Murat (Siya Siyabend)

Henüz çoğumuzun onu bildiği Siya Siyabend grubu oluşmadan önce bile, Beyoğlu sokaklarının ruhuna şeklini veren nadide adamlardan birisi de Bizon Murat’tı. Karizmasıyla Jim Morrison ve Joe Cocker’ın beden bulmuş hali gibiydi. Onunla sokakta takılırken tanışmış…

90lı Yıllarda Beyoğlu ve Sokaklarının Demirbaşları

O güne kadar alışılagelmiş rock müzik formatına alternatif bir tür olarak doğan grunge global dünyada, Beyoğlu ise bizim dünyamızda altın yıllarını yaşıyordu. 1990 senesinde İstiklal Caddesi araç trafiğine tamamen kapatılmıştı. Öncesinde Taksim-Tünel arasında vızır vızır arabalar gider gelirdi. Beyoğlu…

İlk Gitar ve DIMENSIONS

Bir gün Lâçin bana “bence sen de gitar çalmalısın” dedi ve fitilimi yaktı. Bana bir elektrogitar almak için Tünel’e gittik.  90lı yılların başlarında Tünel’de henüz , vitrinlerinde üst seviyedeki gitarları görebileceğiniz dükkânlar yoktu. Hani alabileceğimizden…

Kırmızı Bir Halı

1993 senesinin bir yaz akşamıydı. Lâçin dikiş ipliğini kibrit çöpünün ucuna, bir iğneyi saracak şekilde bağlamaya başlamıştı bile. Öyle duymuştuk. İplik iğnenin ucuna kadar gelmeliydi. Çünkü mürekkep iplik sayesinde iğneye tutunacaktı. Evde kendi kendimize dövme…