Yeşilçam Sokağı ve PENDOR

Yüz Derece olarak müzik yapmak dışında da sürekli beraberdik. Barış, Beyoğlu’nun eski mekânlarından olan Urban’da barmenlik yapardı. Oraya uğrar, oradan da Beyoğlu/Tünel’deki stüdyo LA’da provamızı yaptıktan sonra, Pendor’a takılmayı severdik. Pendor -bir zamanlar ortağı da…

Yüz Derece

2004 senesinde grubumuz “Yüz Derece” olarak albüm hazırlığı içerisindeydik. Yüz Derece’nin ilk yıllarında grubun basçısı olan Barış, şimdi grubun hem gitaristi hem de vokalistiydi. Ben de artık bir gitarist değil, bir basçıydım. Yüz Derece’nin basçısı….

Marifet İltifata Tabidir

Taner Alakuş, Geleneksel Türk Sanatları bölümünün minyatür öğretmenidir. Laf da onun lafıdır. Taner Hoca bölümümüzün açık ara önde en aydınlık simalarından biridir. Çok çalışkan ve girişimci bir yapısı vardır. Sanata ve felsefesine düşkünlüğüyle tanınır. Zamanında…

Özel Bir Sipariş

Önceki postlarımda 1999 senesinde aldığım bir kararla artık mesleğimi kendi çatım altında devam ettirme kararı aldığımdan size bahsetmiştim. Mesleğimi daha önceki senelerde kapısı yoldan geçen herkese açık stüdyolarda icra ettiğimden, illaki bir iş sirkülasyonu olurdu…

Anne ile aynı ortamda çalışmak

Annem, üzerimdeki korumacı tarafının baskınlığına karşın, babamın benim üzerimdeki denetimli serbestliği arasında, hiçbir zaman tam olarak bir denge kuramadı ve benim yaşantımın büyük bölümünü onun gözünün önünde sürdürmem de ona, hem tedirginlik hem de güven…

Babam

Babam ise ressamlık dışında fotoğrafçılık, kostüm tasarımı ve sanat yönetmenliği de yaptı. Ama herkes onu “Ressam Selim Cebeci” olarak tanır. İlk ergenliğimi de kapsayan sürece kadar yaptığı öğretici babalık içerisinde ona sorduğum sanat, din, siyaset…

Annem

Annem bir öksüz olarak babaannesi ve büyük babası tarafından büyütülmüş. Gelişme döneminde de kendine örnek alabileceği onlardan başka kimsesi olmamış. Tek kardeşi olan teyzemi de diş hekimi olan halaları ve eşi himayesi altına almış. Kendi…

İlk Stüdyom

Yıl 1999 mevsim yaz sonuydu ve artık meslek hayatıma yalnız devam etmeye karar vermiştim. Eminönü’nden hasır bir paravan aldım ve bununla evimizin salonunun ancak yatağımın ucu ucuna sığabileceği büyüklükteki bir alanını kapattım. Pantolonlarımı duvara taktığım…

Sanatı Anlamak

Üniversitede kendi bölümümün ve Fındıklı binasındaki diğer bölümlerin öğrencileriyle, aynı binanın oditoryumunda ortak edebiyat dersimiz vardı. Edebiyat öğretmenimiz de biraz antika bir tipti. Görünüşü bir sanatçıdan çok yazıhanede çalışan bir memura benziyordu. Sürekli aynı takım…

Yöntemler ve Etkileşimler

Üniversitede yıllar ilerledikçe anladım ki geleneksel sanatlarda kullanılan malzemelerin hepsi el yapımıydı. Bembeyaz kâğıtlarımızı, koyu demli çay, sertliği yoğun kahve ve bilumum kaynatılmış bitkinin suyu ile boyardık. Bu renkler kağıda nostaljik bir hava kazandırdı. Sonra…