Sanatçılık ve Sanatkârlık üzerine…

Sanat sadece güzel sanatlardan ibaret değil. Zanaatlar da var. Kavram olarak birbirlerinden ayrıştırılsalar da ben onları, aynı madalyonun farklı yüzleri gibi görüyorum. Birinin bilgiyi, diğerinin bilgeliği temsil ettiğini düşünüyorum. Biraz yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar meselesi bu.

Bilgi ışığı, bilgelik olmadan, sadece sahibinin yolunu aydınlatabilirken, ikisi birlikte olursa, toplumun da yolunu aydınlatır.

Bilgi, bilgelik olmadan veya akıl, duygular olmadan kullanıldığında, hep bir şeyler eksik kalıyor.

Bu bağlamda bence “sanat” işine âşık olmak demektir.

Ancak işine âşık biri o işte uzmanlaşabilir. Aşk ile üretilmiş işler kendilerini hemen belli ederler. Ben işine âşık bir marangoz ile bir heykeltıraş arasında hiçbir fark görmüyorum.

Emre Cebeci 2014 / Aşkla Döner Dünya

Ancak ilim, irfan bir yana, her sanatçı yaşadığı çevre içerisinde insani vasıflarıyla da anılır.

Sanata şeklini veren sanatkârlık ise, sosyalliğe şeklini veren de insani vasıflardır. Bu vasıfları aydınlık ve karanlık taraflarımıza dengeli bir biçimde paylaştırabilmek hiç de kolay değil.

Sanatı seven, ama sanat için yaşamayan insanlar, bazen sanatçıları gereğinden fazla yüceltebiliyor. Bazılarımız da bundan istifade ederek, sadece egomuzu besliyoruz. Ego şiştikçe de yaratı alanı küçülüyor. Bu, işin bizim için tuzak olan tarafı. Karşı taraf için ise hayal kırıklığı.

Vakti zamanında, yaptığı duvar resimlerine hayran olduğum bir ressam abi bana “Ben neden dövme yapmıyorum biliyor musun? Ben dövme yapmaya başlarsam, bütün dövmeciler aç kalır” demişti. Yazık.

Ha yağlıboya ve fırça ile, ha mürekkep ve dövme makinesi ile. Sanatçı olmak benim için sadece kendini ifade etme tarzı değil, aynı zamanda da bir yaşam şekli. Ancak gerek ailemden aldığım terbiye, gerekse de akademiden aldığım eğitim sayesinde hiçbir zaman bu hayat tarzını bohemlikle bağdaştırmadım. Bir işe başarıyla vakıf olabilmek için o işe sevgi, sabır ve tutkuyla bağlanmak gerektiğine inanıyorum.

…ve ekliyorum:

Kimse mükemmel değildir.

Emre Cebeci 2006 / Askerlikte yaptığım bir karalama

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir