Anne ile aynı ortamda çalışmak

Annem, üzerimdeki korumacı tarafının baskınlığına karşın, babamın benim üzerimdeki denetimli serbestliği arasında, hiçbir zaman tam olarak bir denge kuramadı ve benim yaşantımın büyük bölümünü onun gözünün önünde sürdürmem de ona, hem tedirginlik hem de güven hissi sağladı.

Çocukluğumdan beri ev kuşu olduğumdan, ergenliğimde dahi her tür sosyal paylaşımımı ve coşkumu onun gözünün önünde yaşadım. Uzağa gitmeye ihtiyacım yoktu. Toplanma mekânı çoğunlukla bizim ev oluyordu. Kapalı kapılar ardında da olsa, biz birçok yaramazlığı yaparken, o da çoğunlukla evde olurdu.

Nasıl ki kimi arkadaşlarımın anneleri için ben zararlı arkadaş idiysem, benim annem için de birçok arkadaşım öyleydi. Gecenin bir vakti turlamaya çıkardık. Bu turlamalar Nişantaşı çevresi de olurdu, Taksim-Tarlabaşı da olurdu, Kilyos-Sarıyer de olabilirdi.

İşimi eve taşımam, annemin benimle ilgili endişelerini minimuma indirdi. Çünkü artık aklı bende çok daha az kalıyordu. Evin her tür masrafını üstlenmem de, onun kendi aile büyüklerinin, “Emre artık ne zaman doğru düzgün bir iş yapacak?” şeklindeki sorularına karşı daha emin cevaplar vermesini sağlamıştı.

Gelen bazı müşteriler evde bir anne olduğunu bilmezdi ve bunların arasında ağzı bozuk olanların, annemi gördükleri anda elleri ayakları birbirine dolanırdı. Küfür hadi neyse de gelenler arasında uyuşturucuyu sohbet konusu yapmaya kalkanları da ben direkt uyarırdım. Çünkü elbette ki bu konu, annemin kırmızı çizgisiydi. Ayrıca artık orası aynı zamanda da bir işyeriydi.

Bana gelenler arasında bazen medyatik insanlar olabiliyor. Annem popüler sima olarak Ediz Hun’dan öteye pek geçmediği için güncel simaların hiçbirini tanımazdı. Hatta bir gün Özlem Tekin kendisini anneme “Teyze benim kasetlerim var” şeklinde tanıtmak durumunda kalmıştı.

Evde dövme yapmaya başladıktan yıllar sonra bir gün annem kendisi için benden bir dövme istediğinde heyecanlanmıştım. Sanatımdan bir dokunuşu onun bedenine aktaracak olmak beni gururlandırmıştı. Ama istediği şeyi duyunca sinirim tepeme çıkmıştı. Çünkü benden dövme olarak kan gurubunu vücuduna yazmamı istemişti. Yapmadım ona dövme mövme.

Yani! Sonuçta o bir anneydi ve bazı zamanlar beni sinir etmeyi de gayet iyi beceriyordu. Bazen bir müşterimle ettiğim bir sohbete, arka odadan kulak misafiri olup katıldığı da oldu, tipini beğenmediği bir müşterimin arkasından konuştuğu da oldu, benim çocukluğuma dair hikâyeleri paylaştığı da oldu.

Ama dövme yaptırdıkları mekânda bir anne olmasının, müşterilerimin üzerindeki etkisi hep iyi oldu. Özellikle de evlatlarının peşine takılıp gelen, evhamlı ebeveynler üzerinde…

Mekanın cennet olsun

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir