Deseni Bedene Aktarmak

Şimdilerde kullandığım her yöntemi ve imkânı, o günlerdekilerle kıyasladığımda, yeni nesil meslektaşlarımı kıskanmamam çok zor. 

Dövme yapmaya başladığım ilk yıllarda kâğıttaki deseni vücuda geçirecek bir aktarma yöntemi bilmediğimden, çizimleri doğaçlama bir şekilde, direkt bedenime dövme olarak yapıyordum.

Kâğıt üzerindeki bir deseni vücuda aktarım işlemini keşfettiğimde, elde imkân olarak normal karbon kâğıdı ve koltukaltı roll on’undan başka bir şey yoktu. 

Fotokopisi çekilmiş deseni karbon kâğıdının üzerine koyar, kalemle ana çizgilerin üzerinden geçerdik ve bunu koltuk altı roll on’u sürülmüş deriye değdirdiğimizde de çizgiler vücuda çıkardı. 

Koltuk altı roll on’u pudrasız olmalıydı. Yoksa çizgiler vücuda geçmezdi. Tabii o zamanlar bu gizli bir bilgiydi.

Karbon kâğıdındaki boyanın vücuttaki tutunuşu o kadar kötüydü ki dövme yaparken parmaklarınızın değdiği çizgiler, mütemadiyen silinirdi. Neyse ki karbon kâğıdının yerini bir süre sonra aynı formatta ama dövmecilik için özel üretilmiş özel boyalı kâğıtlar aldı. Bu boya deriden zor çıkıyor.

Hala o günlerden kalan travmanın etkisiyle, dövme yaparken parmaklarım aktarım çizgilerine değmesin diye fuzuli bir gayret içerisindeyim ve bugün bile dövmenin kendisini yaparken, desenin vücuda aktarımı sırasında yaşadığım stresin yarısını bile yaşamıyorum.

İzlemesi 1 dakika, yapması tam 36 saat

Manuel yöntemle aktarım kâğıdına çizim yapmak, bazı detaylı çizimler söz konusu olduğunda iki gün bile sürebilirdi. Günümüzde bu iş için üretilmiş minik yazıcılar sayesinde, en karmaşık çizimler bile saniyeler içerisinde aktarıma hazır hale geliyor. 

Bu tasarımın aktarım kağıdını tamamen manuel yöntemle, iki güne yayarak tamamladığımı hatırlıyorum.

O günlerden kalma manuel olarak hazırladığım birkaç aktarım kâğıdını, bugün ibret olsun diye halen saklarım.


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir