Ah Nerede O Eski Biletler?…

1990’lar ilk stadyum konserlerinin de yapılmaya başladığı yıllardı. Harbiye açık hava tiyatrosuna gelen 3.sınıf yabancı rock gruplarından sonra 1993’de kanlı canlı Guns n’ Roses’ı ve devamını görmek, hepimize kendimizi yurt dışındaymış gibi hissettirmişti. 

Hele ki o zamanlar daha halen en çok metalciler tarafından dinlenen ve daha hiçbir üyesinin dövmesi olmayan Metallica’nın, İnönü Stadyumu’nu tıklım tıklım doldurması organizatörlerin önünü açmıştı. Bu organizatörlerden en önemlisi kuşkusuz ki Ahmet San’dır.

O yıllarda gittiğim tüm konserlerin biletlerini hala saklıyorum. Çünkü o zamanın konser biletleri bugünküler gibi tek tip ve zevksiz değil, üzerlerindeki logolar rengârenk, yazılar kabarık baskılı yani tam koleksiyon yapmaya layık olurdu. 

Bugün basılan biletler o küçültülmüş su faturasına benzeyen halleriyle, üzerlerinde adı yazan sanatçıları temsil edemeyecek kadar çirkinler.

Ah Nerede O Eski Biletler?…

Konserlerden önceki gece bizim de içinde bulunduğumuz yüzlerce hayran, İnönü Stadyumu’nun önünde sabahlardı. Çadırlar, uyku tulumları ve ucuz şarapla İstanbul’un göbeğinde kendi kendimize adeta Woodstock’cılık oynuyorduk. 

O zamanlarda konsere gelen bir grubu izlemekten çok, orada bulunmanın havası daha önemliydi. Ortalıkta çakma Slash’ler ve Axl’lar gezinirdi. Kimileri hayranı oldukları kişiler veya gruplarla o kadar özdeşleştirilmişti ki bugün çoluk çocuğa karıştıkları halde hala Slayer Erdem, Megadeth Ahmet diye çağrılan insanlar var.

Yaşımız elverdiği için içerdik, sıçardık da yine de konseri bitirebilirdik. Tapındığımız koskoca gruplar Türkiye tarihinde ilk defa ayağımıza kadar gelmişti de biz geri zekâlı ergenler olarak hala kafamızı nasıl daha güzel yaparız derdindeydik. 

Yoksa hatırlayabilseydim şu satırlarda o konserler ile ilgili ne anekdotlar yazardım.

Tipe bak!… 1992

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir