The Beatles Etkisi

“İlk dinlediğin parça Obladi Oblada’ydı” derdi annem. Evimizde Dual marka bir pikap vardı. O pikap ilk başlarda yerde duruyormuş. Ben de bebekken ne zaman bizimkiler Beatles’ın o meşhur toplama albümü olan Blue Album’ü koysalar, sıra Obladi Oblada’ya geldiğinde emekleye emekleye pikaba doğru gidermişim. Sonra plakları çizmeyeyim diye o pikabı daha yüksek bir yere koydular.

45lik plakların frizbi değil, müzik dinleme araçları olduğunu anlamadan önceki yıl idi 1980

Bazı gruplar vardır ki o grupları beğenmek veya beğenmemek gibi ayrımlardan ayrı tutmak gerekir.

İşte Beatles da benim için aynen böyle bir gruptur. 

Bana göre, Paul McCartney 16.yy da yaşamış olsa, bugün ismi Mozart’larla, Beethoven’larla anılacak kadar üst düzey bir müzisyendir. Yeteneğini popüler kültür için kullanması, bence son derece dikkate alınması gereken bir unsur.

John Lennon, rock n’ roll ruhunun asiliğini en doğal şekliyle temsil ederken, protest yanıyla da kariyerinin her evresinde sisteme karşı olan tavrını, hem zekice hem de cesurca belirtmiştir.

Ringo Starr… Allah her gruba onun kadar enstrümanını sadece grubun müziği için çalan, kendini bulunduğu ekibe ait hisseden bir müzisyen nasip eylesin. John Lennon, solo kariyerindeki davulcusuna “Artizlik yapma, Ringo gibi çal” dermiş.

George Harrison… Mülayimlik, mütevazılık, bilgelik ve egolardan arınmışlık timsali mübarek.

Bence Beatles ne bir rock n’ roll ne de bir pop grubu. Her iki tanımlama da onların müzik tarihinde var ettikleri nadideliği tarif etmeye yetemez.

Yine de 15 yaşımdaki metalcilik dönemim boyunca, yeterince sert görünebilmek için, Beatles dinlediğimi tüm metalci arkadaşlarımdan saklamıştım.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir