Kasetler, Fanzinler ve Demolar

KASET ÇEKTİRMEK

İnternetin ve cep telefonunun ortalıkta olmadığı 90lı yılların ilk yarısında, piyasada sadece ana akımlara ait en popüler albümleri bulabilirdiniz. CD formatı da daha henüz çıkmıştı ve bir kasetten üç kat daha pahalıydı. 

CD’ler ithal olduklarından, yine müzik marketlerinde çok çeşitli grup ve albümler bulunmazdı. Ayrıca CD player’lar da iri boyutlu ve pahalı aletlerdi. CD’nin üzerinde küçücük bir çizik oluşmuşsa, çalım sırasında ses atlamaları oluşur ve o CD bozulmuş kabul edilirdi. Ama pahalı olduklarından öyle bozuk bir CD bile atılmaz, ya araba aksesuarı ya da güvercin kovma aparatı olarak kullanılırdı.

Yeni çıkan albümleri, ancak birisi sizin için kasete çektiğinde temin edebilirdiniz. Benim için bu kişilerin başında Teşvikiye sahaflarından Zihni ve Beyoğlu Yeşilçam sokağında dükkânı olan Remix İhsan geliyordu. Onların işi buydu. Her biri iyi birer albüm koleksiyoneriydi ve plak ve cd’den oluşan arşivlerini kasete çekmenin yanı sıra, size kültürünüze katkıda bulunacak da bir sürü öneri verirlerdi. Sohbet etmeyi sevmeyen biri bile olsanız, bu önerileri ancak onlarla edeceğiniz bir sohbet sırasında alırdınız. Çünkü çektirttiğiniz bir albümün sonuna, illaki o albümdeki tarza uygun ve sizin sevebileceğiniz başka bir iki parça daha sıkıştırırlardı. Siz de meraklanıp onlara parçaların ne olduğunu sormak için geri koşardınız.

Zihni ve İhsan’dan, rockblues ve indie alanında faydalanırdım. Ama heavy metal ve türevleri için Beşiktaş’tan vapura binmem gerekiyordu. Çünkü Kadıköy’de Akmar Pasajı vardı ve Akmar Pasajı’nın içinde de bangır bangır heavy metal çalardı. Müzik orada kaset çektirebileceğiniz yan yana dizili dükkânlardan gelirdi. Bu dükkânlar Atlantis, Hammer ve grup üyelerinden Hakan Utangaç ve Cenk Ünlü ’nün işlettiği Pentagram’dı. Bu dükkânların hepsinin ortak özelliği, konseptlerinin heavy metal olmasıydı. Hatta o zamanlar tüm Akmar Pasajı adeta bir heavy metal pasajıydı denilebilir. Ayrıca yeraltı fanzin kültürünün ilk yeşerdiği o yıllarda, bir heavy metal fanzini olan Laneth dergisini de sadece oradan bulabiliyordum.

Türkiye’nin en az SATAN müzik dergisi

FANZİNLER

O yılların basılı müzik ve gençlik dergilerinde, rockheavy metal ve alternatif akımların dünya güncelini takip etmek mümkün değildi. Bunlara dönemin popüler gençlik dergisi olan Blue Jean’de biraz ucundan yer verilse de yine hâkimiyet popüler kültürün elindeydi. Bu durum fotokopi ile basılıp çoğaltılan ve adına fanzin denilen dergi kültürünün yaygınlaşmasına olanak sağlamıştı. 

Fanzin kelimesi fanatik ve magazin kelimelerinin birleşiminden oluşur.

“Okuyacak bir şey bulamıyorsan sen yaz” zihniyetiyle hazırlanan bu dergilerin öncülerinden Laneth, dünya heavy metal kültürünü temsil ederken, alternatif edebiyat kültürünü temsil etme işi de Mondo Trasho dergisinindi. Tabii ki fanzinleri gazete bayilerinden değil, ancak Teşvikiye tezgâhları veya Akmar Pasajı gibi yerlerden bulabilirdiniz.

PDF formatında sayfalarına göz atmak isterseniz…

DEMOLAR

Demo bir müzik grubunun, bir plak şirketi veya bir yapımcıya, kendini tanıtmak için verdiği kayıttır. Ancak o yıllarda, fanzin kültürünün yaygınlaşmasına sebep olan kültürel açlık, müzik piyasasında da vardı. En mütevazı bir rock grubunun bile albüm çıkartması neredeyse hayaldi. Şirketler sadece pop müzik projeleri ile ilgileniyordu.

Durum böyle olunca da “dinleyecek bir şey bulamıyorsan sen kaydet” zihniyeti doğdu.

O dönemin demo anlayışı, bir grubun fotokopi ile kapak tasarımlarını yapıp amatör olarak kaydettiği albümleri tanımlardı. Bu albümleri de fanzinlerin satıldığı yerlerde bulabilirdiniz.

Bugün artık koleksiyon objesi haline gelmiş olan bu demolar ve fanzinler, o yıllarda kültürel anlamda nefes almanızı ve dünyada yalnız olmadığınızı anlamanızı sağlayan tek medya araçlarıydı.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir